15 Şubat 2014 Cumartesi

Anlamsız Sözler Birliği

anlamsız sözler birliği
hayatın her anıydı
savaşlar ve barışlar
kandırmasın seni
keyfini kaçıran neydi?

anlamsız sözler birliği
zamansız çıkıverdiği
savaşlar ve barışlar
içtiğinde iki kadehi
alkollü daha seri,
kullandığım neydi?

anlamsız sözler birliği
sahiplerinin söylediği
kurullar ve meclisler
görmediler gözlerini
aklımdan çıkmayan şeydi

anlamsız sözler birliği
çoğunluğun bildiği
kurullar ve meclisler
özgürlüktü engellediği
aldıkları kararlar neydi?

9 Şubat 2014 Pazar

Rabarba

dursun her nefes alanlar,
sadece bunları düşündüm.
her nefes gülsün diye
kilometrelerce bunu düşündüm.
yalandan kahkahalar için,
çocukluğumu düşündüm.

uzak tepelerin ardında,
yalnızlığın kendisini düşündüm.
hep aynı ıssıza dönerken
yanlışlığın kendisini düşündüm.
sadece gerçek için,
çocukluğumu düşündüm.

haddinden fazla düşündüm,
hayatı bir filme dönüştürdüm.
nefeslere başrol olmaktı amacım.
yan rolleri yakalayamadım.
şimdi, rabarba halimle
yalandan kahkahaları düşündüm
çocuk düşlerim yok artık...

12 Ocak 2014 Pazar

Gerçeğin Peşinde

onlar, Gerçeklerin peşinden gittiler.
sen yücelerin yücEsi, imkansız sandın
ve zor tutulanlar, siZler olasılıksız...
hala anlamadınız değİl mi?

onlar, canları pahasına Gerçektiler.
sen, imkansız bir umurdasın, yücE şey.
ve zor tutulanlar, olasılıksızsınıZ.
anlamak bu kadar kolay değİl zaten.

onlar, ağaç kadar Gerçektiler.
sen yücE, doyumsuzluğun imkansızısın.
ve Zor tutulanlar, hala olasılıksızsınız.
anlamamanız gayet manİdar zaten.

sus,Geri git ve dinle!
imkansız olanı Elediğinde,
olasılıksıZ olsa da,
elinde kalan gerçektİr.

6 Ocak 2014 Pazartesi

Revolver

iki revolver kurşunu,
taşırdı son damlayı.
Sarayevo sokaklarında.
Yandı fitil sürekli.

iki revolver kurşunu,
başlattı fitilin ateşini.
Sarayevo sokaklarında.
hala, fitil sönmedi.

iki revolver kurşunu,
önce birincisi başladı.
Sarayevo sokaklarında.
sonra sıçradı Belgrad'a.

iki revolver kurşunu,
kesmedi ilki, yetmedi bize
Varşova sokaklarında.
ne canlar gitti.

iki revolver kurşunu,
toplu mezarlar bitti her yerde.
Varşova sokaklarında.
cepleri şiir dolu cesetler...

iki revolver kurşunu,
adem yapımı bitmeyen kokusu.
Varşova sokaklarında.
sonra sıçradı Hiroşima'ya.

iki revolver kurşunu,
farkında mısın?
kendi evinin sokağında.
hala kokan barutun...

5 Ocak 2014 Pazar

Gülücük

bir gülücükle geçer yalnızlık
aslında hayat bu kadar çocuk.
beklediğin romanın heyecanıyla,
izleyeceğin filmin merakıyla.
bir gülücükle geçer yalnızlık.

aslında hayat bu kadar çocuk.
yeni bir grup keşfetmekle,
gelen merak duygusu.
yerinde durmadığın o yaramazlık.
bir gülücükle geçer yalnızlık.

sadece gülün karşımda.
gülün diye varım ben burada.
arkamdan işler döner mi hayatta?
vicdanım rahat, ben deli çocuk.
hadi söyle bana ya da sus artık!
bir gülücükle geçer yalnızlık.

29 Aralık 2013 Pazar

Tüm İnananlar

Öğren bunları Çocuk,
Aslında çok basit.
Sen gördün hepsini.
Sadece, hatırlaman lazım.
Tüm savaşların sebebi.
Amacı, barış olan duygudan gelir.
İnsan sevgisi Çocuk.
Temelinde bu yatar.
Tüm inananlar...
Bildin mi Çocuk?
Çarpıttılar her bir satırını.
Her sözünü değiştirdiler.
Batılısı, anahtarını sattı,
Doğulusu, muskalarla kendinden geçti.
Ama, dünyayı bu hale onlar getirdi.
Hatırla hepsini Çocuk.
Yalanlarıyla geldiler,
Beddualarıyla  geçip gittiler.
Sen, yaralandın Çocuk.
İnsanlar, bu yüzden öldü.
Uyan artık rüyandan.
Babalar, oğullarının ölümünü gördü.
Neye inanıyorsun Çocuk?
Aslında çok basit.
Kimse inanmıyor Çocuk.


Kandırmak en kolayıdır,
İnanılanın doğru olduğuna
Sen de inanırsın sonunda.
Kanma oyunlara Çocuk...

23 Aralık 2013 Pazartesi

Saçma

bir kalemle olmaz bu işler,
hemen uçar gider.
ben saçmalamayı bitirmedim.
okunamaz bu yazıtlar.
tek kalemle olmaz bu işler.
çok çabuk silinirler.
hayat benden saçma hala.
okunmasın tüm yazıtlar.
hiç çabalama olmaz bu işler.
her şey çok unutkan.
saçmalamaya hala devam...
okuyamaz kör bakanlar...
kendine gel bir düşün,
gün doğar sabahtan
zaman bir çözüm değil.
gün batar gecede,
zaman sadece bir düğüm.
o günle biter...
hiç bir kalemle olmaz bu işler
akılda uzar gider.
saçma olan zamanın kendisi.
okursun anladığında...

11 Aralık 2013 Çarşamba

Dünya Değişiyor

su, akıyor önündeki arıkta.
en az Fırat kadar.
bakarken balık yansımalarına,
sonsuz hayatı değişiyor.

ay, hissettiriyor kendisini uzaklarda.
en az gün kadar.
bakarken gecenin karanlığına,
birinin hayatı değişiyor.

güneş, doğuyor dağınık odanda.
en az ay kadar.
bakarken günün aydınlığına,
bir yerlerde hayatı değişiyor.

bebek, ölüyor saçma sapan şarkta.
en az doğum kadar.
bakarken ekranındaki yazılara,
muhtemelen hayatı değişiyor.

aslında duyma beni,
dünya değişiyor.
ve muhtemelen bir yerlerde,
birinin hayatı sonsuza dek değişiyor...

30 Kasım 2013 Cumartesi

Çocuk

Orta Asya'dan gelmiş,
Gezgin bir sülalenin torunu.
Belki bundan bu kaçıncı şehri.
Bu yüzden sabırsız, heyecanlı.
Göçebe,
Bu yüzden suskun.
Canı acıyınca kızgın,
Hala suskun, hala sabırsız, heyecanlı.
Ben, çocuk...
Aynı, sesini duyan ben,
Suskun, sabırsız, heyecanlı.
Ben, çocuk...
Büyüyemez ki...
Göçebe işte,
Büyümeye fırsatı olmamış.
Ben, barak aşiretinin torunu
Göçebe, buruk, suskun.
Çocuk...

6 Haziran 2013 Perşembe

At mı?

TOMA'da mazot biter
Sokakda gazın biter
Bizim de alkol biter
Bilmezsin sen
Neticede çıban biter!

Ağaçlar kökünden biter
Meyveler öteden biter
Bizimde üzüm biter
Bilmezsin sen
Neticede tırmık biter!

Gezin burada biter
Yürekler sarayda biter
Bizimde harçlık biter
Bilmezsin sen
Neticede acı biter!

Bıyığın ergenken biter
Şimbili oyla biter
Bizimde çapul biter
Bilmezsin sen
Neticede at biter!

21 Nisan 2013 Pazar

Aroması Sen

Sen geldiğinde,
Sümbüller sarar dört bir yanı.
Hani bahseder ya usta şiirinde;
Kırk yıllık beton çayır çimendir şimdi.
Değil öyle,
Sümbül ağaçlarıdır her yer.
Ve kokun, sümbüller kıskanır.
Sadece görünürler gözüme.
Sen gibi kokmazlar öyle.
Kokamazlar.
Ve sen geldiğinde,
Gönlüm bir damla su olur.
İçinde bir tutam sümbül,
Aroması sen.
Sen geldiğinde her seferinde,
Mor olur üstüm.
Aroması sen.

1 Ocak 2013 Salı

12 BİTTİ 13 BAŞLASIN


2012 yılını da geçtik gidiyoruz. Farklı bir yıl oldu esasında. İşte 12'de aklımda kalanlar;

-Çok değişken bir seneydi. 3 şehir değiştirdim resmen.(Malatya - Gaziantep - Kocaeli)
-Askerlik çıktı aradan.
-Yepyeni bir işe başladım. Çok heyecanlı bir süreçti.
-Tuttuğum el ile zor virajlar atlattık. Artık hangi viraja nasıl gireceğimizi biliyoruz.
-Çok fazla yeni arkadaş edindiğim bir yıl oldu.
-Uzun zamandır görmediklerimle görüştüm.
-Karadeniz hariç geri kalan tüm coğrafi bölgeleri gördüm bu sene.
-21 Aralıkta hiç bir cacık olmadı.:)
-Doğum günümde üç tane 12 yan yana geldi ve tam saat 12:12'de tivit attım.
-Her zaman olduğu gibi bu yılda baklavanın, kebabın, kadayıfın dibine vurdum.
-Hobit ve Cloud Atlas'ı izledim, beğendim.

2013 başlıyor. Bu sene geçiş süreci devam edecek sanırım. 2014'ten beklentim çok esasında ama bu yıl da olacak çok önemli hikayelerim olacak. İşte 13'te olabilecek dönüm noktalarım;

-Bazı süprizlerim olacak. Ama havalar soğuk, ısınıp biraz soğuması lazım. ;)
-İlk arabamı alacağım. Çok hevesliyim.
-Dostum nişanlanıp, evlenecek.
-Yepyeni bir fabrika, yepyeni ofis ve yepyeni araba... Çok heyecanlıyım.:)
-Gecemle gündüzüm karışacak.
-Pasaportumu kullanma ihtimalim bir hayli yüksek.
-TNK ve Şebo'nun yeni albümlerini dinleyeceğim.
-Hobit 2 ve Hangover 3'ü izleyeceğim.
-Ve öngöremediklerim...:)

Hepinize sağlıklı ve öncekilerini aratmıyacak, güzel seneler.:)